Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mart, 2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Okumayı Sevmeyi Öğrenmek

Ben kitap okumayı ve kitap okumayı sevmeyi yeni yeni öğrenen birisiyim. Ne yazık değil mi? Bence de. Şimdi de sonsuz bir keyif ve mümkün olduğunca hızlıca kitap okuyorum. Bir kitabı okurken aklım hep bir diğerinde. Kaçırdıklarımı düşünmekten odaklanamıyorum bile bazen. Tabi bu konuda hakkını yiyemeyeceğim bir yöneticim var, kendisi benden kitap danışmanlığı için ücret istese yeridir yani. Daha önce hiç onun kadar kitap okumuş ve bu işi boş boş değil de hakkını vererek yapmış biriyle tanışmamıştım sanırım. Yazarları yorumlayabilen, çeviriden yayınevine kadar her konuda bir fikri olan bir kitap kurdu kendisi. Benim anladığım şudur; etrafınızda muhakkak böyle biri olmalı. Sizi yönlendiren birinin olması yolu bulmanızı kolaylaştırıyor kesinlikle.
Gelelim benim hissettiklerime. Evet önceden de kitap okur ve çok keyif alırdım bu konuda hiçbir şey değişmedi ama o zamanlar şöyle olurdu; çok güzel bir kitap okur sonra bir boşluğa düşerdim çünkü sıraya neyi koyacağımı bilemezdim. Ve öylece ayla…

Ateşböcekleri

Siz hiç ateş böceği gördünüz mü? Görmediniz mi? :) ben çok gördüm hatta şimdi canilik olduğunu düşünsem de çocukluğumda onları şişelere doldururdum hep. Tabi suç ortaklarımla birlikte.
Çok sıradan bir şey gibi sözü geçen ama bence mucizevi olan pek çok şey var sanırım hayatta ya da bana öyle geliyor bazı şeyler. Ateşböcekleri mesela. Tam olarak öyleler yani tam olarak mucizeviler bence:) dalga geçmiyorum bir daha düşünsenize. Uçuşan minik bir böcek. Kara sıradan bir böcek geceleri bir anda ışık saçan bir varlığa dönüşüyor. Yanıp sönen, seni adeta peşinden sürükleyen. Yakala beni, yakalasana diye sana göz kırpan bir mucize.
Çocukluğumda çırçırın başındaki şu kocaman çınar ağacının oralarda peşinden koştuğumuz ateş böcekleri geliyor aklıma. Yaz akşamlarının vazgeçilmez oyunu. Anneler banklarda sohbet ederken biz de böceklerin peşinde helak olurduk. Belki de bizi uyaran birileri vardır bilmiyorum hatırlamıyorum da ama düşünüyorum şimdi ben görsem böcekleri yakalamaya, bir şişenin içine t…

Kariyer, mariyer hepsi yalan...

Kariyer, iş hayatı, yükselmek, yerinde saymak, kurumsal hayat ya da kendi işini yapmak. Aman tanrım ya. Nereye kadar? Ne için? Para için. Hayatta kalmak için beklide. Ama para için sonuçta. Daha çok para kazanmak ve o paraları daha da rahatça harcamak için çok para istiyoruz. İşin özü bu gibi. Ama sorsanız derdimiz mutlu olmak aslında çok para kazanmak o kadar da önemli değil. Yok ya sanırım yok öyle bir şey. Sonuçta para yoksa gezmek yok, yeni kıyafetler, ayakkabılar, yeni şehirler, ülkeler yok. Yok işte. Ve yoksa da mutluluk yok sanırım. En azından anladığımız tanıdığımız başka bir mutluluk yok.
Çok sıkıldım gerçekten çok sıkıldım. Evet iyi kazanıyorum ve evet belki bir çok insana göre çok az çalışıp kazanıyorum ve bunu sevmemek nankörlük. Evet belki de öyle ama benim bir şeyler yapmam lazım yoksa çatlayacağım. Ama anlamlı bir şeyler yapmak istiyorum bir işe yarayan şeyler olsun istiyorum.
Sanırım iş değiştirmem şart ama ortada bir iş de yok. Ne yapacağımı bilmiyorum? O kadar çıkmaz…

Kadın Olmak

Geçenlerde bir arkadaşla laflıyorduk, bu güzel sohbet esnasında kendisi kadın olmak başka bir şey ya dedi. Kadın olabilmek. Doğuştan gelen, içten gelen bir şey bu dedi. Onun kadın olmaktan kastı; dişi olmak esasında:) ve bu noktada doğru söylüyor aslında. O tuhaf bir şey. Topuklular üzerinde adeta dans edercesine süzülenler, o koca çantaları kollarını askı gibi kullanarak önde tutanlar, göğüslerini bir nimetmişçesine öne çıkaranlar vs. vs. ya gözümüz yok diyeceğim kısmen yalan olacak:P yani gözümüz var aslında ya da gözümüz kayıyor aslında. Alenen dalga geçerken içten içe de “abi aslında çok kibar görünüyor bir de bana bak” diyoruz sanki biz de diğer sınıf kızlar olarak.
Ama ben kadın olmak kısmına başka bir açıdan daha yaklaşacağım sanırım. Öyle bir şey ki bu kadın olmak; zor bir şey özetle. Mesela güzel olacaksınız ama bu o kadar kolay değil. Var sayılım ki doğuştan gelen bir güzelliğiniz var. Yetmez. Bakımlı olacaksınız. Sevmek ya da sevmemekle ilgili değil bu. Bakımlılığın çok cid…