Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Değişen Hisler

Öyle çok şey yaşıyoruz ki aslında bazen konu sadece onları durup düşünmek oluyor. Sakince zaman ayırıp kendimize, yaşadıklarımızı gözden geçirmek, durmak ve değerlendirmek.

Ağzından çıkanı belki üç kere düşünmek, yüreğine kazıdığını doğru bir süzgeçten geçirdiğine emin olmak.

Vicdanlı olmak, bunu söylemek değil, yaşamak ve yaşatmak önemliymiş.

Yaptığın tüm yanlışları ipe dizip kurutmak ve sonra sandığa kaldırmak gerekir belki de. Çöpe atmamak önemli çünkü dönüp bakmalı ve hatırlamalısın.

Sen de benim sandığımdaki hatıralardan birisin. Yolun açık olsun...
En son yayınlar

Oluverme Hali

Bazen bazı şeyler olur...hiç planlamadan oluverir. Öyle zamanlarda bir sihir vardır. Öylece bırakmak gerekir. Öyle olsun gitsin demek gerekir. Hani film sahneleri vardır, bakar kalırsın, “aa olur mu canım öyle şey, filmlerde olur ancak” dersin, ama olur aslında. Filmler, kitaplar, şarkılar gerçeğin yansımasıdır. Bizim yansımamızdır.Yansıma ise çok değerlidir, anladığınızda anlamaya başladığınızda yansımanın değerini, bir anda sizi sarıp sarmalar. Başka bir dünyaya götürüverir.

Nefes Al

Nefes almak...durmak, dinlenmek, her neredeysen, gökyüzünü göreceğin bir yere çıkıp nefes almak...durmak, nefes almak.
İyi gelecek bir şiir bulmak, okumak ve nefes almak. İyi gelecek bir şarkı bulmak, dinlemek ve nefes almak.
İyi gelecek bir fotoğraf bulmak, bakmak nefes almak.
İyi gelecek bir dost bulup, yapabiliyorsunuz sımsıkı sarılmak ya da bakmak dolu dolu gözlerine ve nesef almak.
Nesef almak hep var, ama nefes almak vaaar..nefes almak vaaaar...Anladın di mi? Anladın biliyorum.
Nefes al nolur, tutma nefesini, ciğerlerine aldığın nefes dışında kalbine de nefes al.
Kalbinin buna daha çok ihtiyacı var inan bana. Nefes al nolur her ne yapıyorsan dur iki dakika ve nefes al.
Biliyorum bazen kaçıp gidesin geliyor, biliyorum bazen çocuk gibi ağlamak istiyorsun, biliyorum bazen domuz gibisin, biliyorum bazen sadece uyumak ve sevişmek istiyorsun, biliyorum bazen sabaha kadar içmek sızmak istiyorsun, biliyorum bazen deliler gibi dans edesin geliyor durduk yere, biliyorum çok fazla yargı var et…

Ölüm

Ölüm...Buz gibi bir kelime.

Üşütüyor dile geldiği anda. Hele ki canın kadar sevdiklerine hiç yakışmıyor.
Bugün çok sevdiğim arkadaşlarımdan biri babasını kaybetti. Öyle dolu ki içim. Rahatlayamıyorum bir türlü. Çünkü biliyorum onun babasını ne kadar sevdiğini :(
O kadar üzgünüm ki.
Ne denir ki böyle durumlarda. Hiç, koca bir hiçlik. Sadece yanında olabilirsin sevdiğin kişinin.

Hayat bir bütünlük elbette, yaşam kadar ölüm de hayattan. Hepsi bizler için elbette. Bizden götürdükleri ve kattıkları var elbette. Ama soğuk işte ölüm, çok soğuk, buz gibi her yer, her şey.
Bilmek bazen hiç bir şeyi hafifletmiyor elbette. Öleceğimizi bilmek, sevdiklerimizin bir gün olmayacağını bilmek, hasta olanların ölümünün yakın olduğunu bilmek. Hiç ama hiç bir işe yaramıyor bunlar. Ölüm geldiğinde Buz gibi geliyor işte yine.

Başın sağ olsun canım benim.

Sevgi

Sevgi,
Ne zarif bir kelime.
Sevmek,
Ne yoğun bir söylem.

Ne çok şeyle karıştırıyoruz bazen sevmeyi, sevgiyi, sevgiliyi.
Hırslar, kıskançlıklar, ölümüne sevmeler.

Aslında ne kadar saf, ne kadar temiz, ne kadar zarif bir kelime sevgi.

Söyleyin bak, seviyorum deyin, seni seviyorum...
Duydunuz mu ne kadar güzel bir sesi var.

Hep bu sesi duyabilsek keşke. Hep kulaklarımızda bu ses çınlasa. Her kötü günün sonunda yanımızdaki sevdiklerimizin yüzüne baktığımızda içimiz yumuşasa. Bunu kaçırmamak önemli sanırım. Sevmenin bize verdiği gücü unutmamak önemli. Sevdiklerimizin bize verdiği gücü unutmamak önemli.

Ve tabi ki kendimizi sevmeyi unutmamak önemli. Doyasıya sevelim bence bugün de kendimizi. Duyalım iç sesimizi ve güzelce hatırlayalım kim olduğumuzu. Yaşadığımız her günün ne kadar kıymetli olduğunu hatırlayalım. Bunun için hiç bırakmadan sevelim.

Hem kendimizi hem de bu sıcacık güneşiyle bizi ısıtan yaşlı mı yaşlı dünyamızı.

Hadi gülümse bugün sevgililer günü :)

Git de sevicek birilerin…

Uzun Zaman Sonra

Dolmak...dolmak dolmak taşmak. Hep olan, belki de olması gereken. Taşmak için dolmak gerekir, fizik kurallarına binayen taşar bardak doldukça ve de havuz problemlerinin içindeki havuzlardan hallice dolup dolup boşalan akıllar, fikirler, yürekler.
Tıpkı uzun süredir bana olan gibi. Değişimi, dönüşümü hissetmek önemlidir. Önce kendinde hissedersin sonra yayılır etrafa sakince. Etkileri ve tepkileri seni sen yapar daha da derinleştirir durumu hali, sadece olma halini bile.
Nasıl ki yerkürede kapladığın alan ayak büyüklüğünle ilgili değilse, soyutlukta kapladığın duygular ve hisler de kalbinin büyüklüğü kadar değil. Uçsuz bucaksız bir genişliğe sahipsin. Ne kadar düşünmek, ne düşünmek istersen mümkün. Ve sonra mümkün olmadığını düşündüğün ve sana düşündürülen her şey için bir yol var. Ve belki de ilk defa bu kadar yaklaşmış bile olabilirsin.
Denizin derinlerini sevmem, nedenini bilmeden korkutur beni ama belki de onu da denediğimde bile duyacak olabilirim dünyanın gerçek sesini.
İnsan nedi…

Cok buyuk bir yanlis var

Hayatta bazı doğrular vardır. Onları bilirsin. Onların sana öğretilmesi gerekmez. Doğrudur onlar, bilirsin. Ve bazı yanlışlar vardır hayatta, onları da bilirsin. Kimsenin öğretmesi gerekmez sana bilirisin ki onlar yanlıştır. Mesela dünyanın her yerinde 14 yaşında bir çocuğun sebepsiz yere sokak ortasında kafasına isabet eden bir gaz fişeği yüzünden hayata gözlerini kapaması yanlıştır. Dünyanın her yerinde çocukların ölmesi yanlıştır. Yolsuzluklar yanlıştır. Çalmak yanlıştır. İnsanları birbirine düşürüp huzursuzluk yaratmak yanlıştır. Ve doğrular vardır. Artık özlediğimiz doğrular. Haksızlığa karşı durmak mesela. Öldürene karşı durmak. Yanlışı savunmamak.Birine tapmak nedir bilmem ben. Bilmek de istemem. Nasıl bir güçtür bu ki tüm bu evrensel yanlışları yapsa da ona olan inancın daim olsun. Yapmayın nolur. Kendinize gelin biraz. Biraz açın gözlerinizi kulaklarınızı…kaldırın şu perdeyi ve görmeye, duymaya başlayın nolur. İnsanlar, çocuklar  ölüyor, kadınlar daha çok dövülüyor, yargı sal…