Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Aralık, 2009 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Üşümek ve Üşümeyenler

Kış. Soğuk hava, yağmur, don. Donmak ve ben. Aynen öyle.
Kış gelince ben hep üşürüm. Aslında ben yazın bile üşüyebilenlerdenim. Düşünün artık
Yani evet belki biraz fazla üşüyor olabilirim ama burada yazmak istediklerim hiç üşümeyen insan topluluğu. Bu konuya değinmek istiyordum, ofiste de konu açılınca tamam dedim tek değilim. Benim kadar üşümeyen yöneticim bile üşümeyen insanlardan konu açınca tamam dedim bunu yazayım ben.
Kendimi bildim bileli üşürüm ben. Kimisi kansızlıktan der, gider test yaptırırım bir şey çıkmaz. Kimisi az yemekten der, denerim çok yediğimde de üşürüm. Kimisi psikolojik der onu hele hiç anlamam. Kısacası soğuk havalar benim için kabus. Hele hem soğuk hem yağmur varsa oooo çıkarmayın beni sokağa mümkünse.
Buna rağmen koskoca 5 yılımı soğuk havasıyla meşhur, buz gibi Eskişehir’de geçirdim ben. Nasıl mı? Şöyle; bir kere lahana gibi giyinirdim. Atlet, tşört, ince swit, hırka gibi. Sonra dışarı çıkarken kalın kabanım, onun içinden tüm boynumu ve yüzüm kapatan atkım, b…

Bazıları hikayeleri çok sever

Bazıları hikayeleri çok sever. Öyle sever ki kendinin de bir hikayesi olsun ister. Öyle ister ki bu hayatının yegane amacı oluverir. Bir hikaye edinebilmek için çabalar, çırpınır durur.
Kimisi bir peri masalı ister. Ben seveyim, o aşkımdan ölsün, dağlara vursun kendini Ferhat misali. O kadar sevileyim ki gözlerim görmez olsun. Olsun olmasına da o görmezlik gerçek hayata da yansıyıverir. O istenen hikayeler hiç de istendiği gibi olmaz.
Çocuklarıma anlatayım diye yaşanmaz çünkü hayat. Sen yaşarsın olay kendiliğinden örülüverir. Sen yaşarsın acılar hop seni ele geçirir. Sen yaşarsın bir bakmışsın ummadığın bir aşk seni buluvermiş.
Kimisi kahramanları öyle sever ki onlar gibi olabilmek için, onlar gibi görünebilmek için çabalar durur. Ama olmaz…olmaz işte. Siz özendiğiniz gibi olmazsınız, olamazsınız. Yapay durur olmaz. Sadece siz olursanız, içinizden geldiği gibi olursanız belki o zaman bir kahramana benzetilirsiniz. Ama bunu da yine siz değil başkaları söyler ya da öyle olmalıdır.
Ah bi…

Artık Hiçbir Şey Öğrencilikteki Gibi Olamayacak

Dün servisle eve dönüyorum. Camdan bakınıyorum tabi bir yandan. Bir baktım camın arkasında iki arkadaş telaşsızca yürüyorlar. Kılık kıyafetlerinden belli muhtemelen üniversiteliler. Aman tanrım o anda beynimde daha önce de defalarca olduğu gibi bir şimşek çakıverdi, bir daha hayatım hiçbir zaman üniversitede ki gibi olmayacak, olamayacak. Offf..işte bu çok fena içime oturdu. Bunun nasıl bir his olduğunu mezun olalı birkaç yıl olmuş olan herkes çok iyi bilir.
İş hayatını dedikleri şeyi hiç sevmezsiniz. Yıllarca beklediğim, özgürlüğü sağlayan –maddi özgürlük- hayat bu muymuş dersin? Yani hani her şey çok güzel olacaktı? Hani ya? Hayat neden bu kadar zormuş ki? Eskişehir güzeldi. Para azdı ama onu sen kazanmadığın için her şey daha kolaydı. Saatlerin tamamen sana aitti. Özgürlük ne güzel bir şeymiş ya.
Gündüz vakti arkadaşlarınla dışarılarda olmak ne güzel bir şeymiş. Nasıl kıymet bilmek gerekirmiş. Nasıl da farkında değilmişiz ya.
Mesela Eskişehir’den gelirdim tatillerde ya da aslında v…

Kabusum Sayılar

Sayılar neden bu kadar zor? Yani her anlamda diyorum, neden benim için bu kadar zorlar? Kelimeleri ne kadar seviyorsam sayılardan o kadar kaçıyorum. Ne kadar denersem deneyeyim olmuyor olmuyor…bir çok şeye kafam basıyorken devreye sayılar girdiğinde tam olarak bir aptal oluyorum. Oradan estağfurullah falan dediğinizi duyar gibiyim ancak durum bu ne yazık ki.
Mesela ortaokuldaydım sınavlar var o zaman Anadolu liseleri için annem de bana özel ders aldırıyo falan tabi matematikten. Uğraşınca yapıyorum ama pratik sıfır. Yani kafadan bişeyleri hesaplamak, bu en basit işlem bile olsa benim için mümkün değil…ve inanın ki ben bu duruma çok ama çok üzülüyorum. Bir ara cidden ders mi alsam diye bile düşündüm. Bana birileri bu pratik matematiksel şeyleri öğretebilir mi diye…
Ben alışverişlerdeki indirimleri bile hesaplayamıyorum %’deler benim için bir kabus. Çarpmak, bölmek, oran hesaplamak Tam bir kabus kısacası.
İlkokula başlamadan annemin işyerine giderdim. Oradaki doktorlara falan resimler çi…