Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mayıs, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Yalnızlık

Başlık fena halde beklenti yaratıyor olabilir. Ama tahminim o kadarı olmayacak bu yazıda. Sadece yalnızlıkla ilgili bildiklerimi sıralamaya çalışacağım biraz.

Yalnızlıkla ilgili çok yazılıp çizilmiş esasında. Çok mit var. Çok boş laf var. Çok gerçek şiirler var. Çok şarkı var mesela yalnızlık üzerine ama bir de onu yaşamak var. Yaşamak en güzeli. Tadı başka. Her şeyde olduğu gibi yaşamak en güzeli. Yaşayarak görmek en güzeli.
Bu konuda bildiğim bir şey varsa o da "yalnızlığın en kolay yalnız değilken yaşandığı". Tıpkı şu an benim yaşadığım gibi. Anlık yalnızlıklar. Aslında buna daha çok, sakinlik, durma hali de diyebiliriz.

Ama asıl yalnızlık başka bir şeydir. Hani kemiklerinin içinde, iliklerinde hissettiğin bir şey vardır ya, işte odur yalnızlık. Çürüdüğünü hissettirir bazen insana. Güçsüz kılar. Soğuktur. Üşütür hem de fena halde üşütür. Dondurur bazen. Buz kesersin. Ellerin buz keser, ayakların, ayak parmakların, kalbin, yağların, damarların, dudakların, beynin...
Anlamsı…

Üşüyerek seksi olamazsın.

Evet gerçekten öyle. Güzel kızlar hiçbir zaman üşümez. Hava buz gibi soğuk olsa da onlarda adeta bir içten ısıtma sistemi var gibidir. Kısa ve incecik montlarla karın altında gezebilirler mesela. Örneğin bere; siz hiç gerçekten güzel bir kızın kapkalın, gerçek amacı ısıtmak olan bir bere taktığını gördünüz mü? Ben görmedim. Onlar genelde hafif saçın küçük bir kısmını kapatan ama süper şık görünen bereler takarlar ve tabiki eldivensiz ya da parmaksız eldivenle geçirirler kışı.

Eğer gerçekten seksi görünmek istiyorsan kesinlikle üşümemeyi öğrenmelisin. :) Şaka yapmyorum ya. Hayvan gibi bir kaban ve yüzünü gözünü kapatan tüm aksesuarlarla nereye kadar...:)